Archive for category Uncategorized

Bulutta İş Uygulamaları

– İş sürekliliği açısından bakıldığında kritik iş uygulamalarının bulut üzerinde yer almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kritik iş uygulamaları aslında uzun süredir bulut üzerinde yer alıyor. İş sürekliliği açısından uygulamaların “bulut” üzerinde olması erişilebilirliği arttırıyor. Burada güvenlik konusunun ciddi olarak ele alınması gerektiğini de belirtmek te fayda var. BimSA olarak “Pratis.net” ve “Hrweb” olmak üzere tamamen kendi geliştirdiğimiz hali hazırda 2 tane “bulut” uygulamamız var.

– İş uygulamalarının veri merkezlerinde yer almasıyla birlikte ne tür yeni iş modelleri (kullandığın kadar öde vs) ortaya çıkmaktadır?

‘Kullandığın kadar öde’, ‘SaaS’ gibi yeni iş modelleri ortaya çıkıyor. Bu iş modelleri ile daha esnek ve sonuç odaklı çözümler bulmak mümkün oluyor.

  • ‘Kullandığın kadar öde’ modeli; kapasite olarak değişkenlik gösterek kurumlar için çok avantajlı bir model.
  • ‘SaaS’ modeli ise; kurumun ihtiyacı olan hizmeti direk olarak sağlıyor. Bu hizmetin sağlanmasında kullanılan donanım ve yazılımlar müşteriyi ilgilendirmiyor. Sonuçta müşteri kesintisiz olarak hizmetini alıyor.

İnternet üzerinden doğrudan bir yazılımı kullanabilmenin avantajları nelerdir?

Bir yazılımın internet üzerinden kullanılabilmesi öncelikle internet e erişilebilen heryerden kullanılabileceği anlamına geliyor. Kullanıların hangi lokasyonda olduklarının bir önemi kalmıyor. Dolayısı ile bu yazılımın erişilebilirlik değeri çok yüksek seviyelere çıkıyor. Bu da iş sürekliliği açısından büyük avantajlar getiriyor.

– Bir yazılım yüklemeye gerek kalmadan kullanılabilen uygulamaların klasik uygulamalardan farkı nedir?

Herhangi bir yazılım gereksinimi yoksa kullanıcı farklı türde cihazlardan internet üzerinden gelerek uygulamaya erişebilir demektir. Bu da günümüzde populer olan pda, smart phone, cep telefonu, tabletpc, handheld vb. cihazların kullanılabilmesi demektir. Dolayısı ile kullanıcılar klasik uygulamalara erişmek için bir çalışma ortamına ihtiyaç duyarken, bu şekilde her yerden erişebilmeleri mümkün kılınmış oluyor.

– Son dönemde kurumlar bulut üzerindeki uygulamalarla neler kazanabileceğinin farkında mı?

Türkiye de kurumlar malesef bu teknolojiler ile neler kazanabileceğinin farkında değil. Teknolojiyi bu kadar yakından takip etmek kolay değil ancak kurumlar karar noktasında görev alan kimselerin vizyon ve misyon olarak bu teknolojilerin farkına varması şart. Bu aynı zaman Türkiye de BT nin ne kadar geliştiğinin göstergelerinden de biridir.

– Türkiye’deki bulut üzerinden kullanılan iş uygulamaları dünya standartlarını yakalayabildi mi?

Türkiye kullanılan BT teknolojileri olarak iyi bir konumda ve daha da iyi olabilicek niteliklere sahip. Türkiye bazı konularda dünyanın geri kalanından daha iyi olduğu gibi, eksiklerimiz de yok değil. Türkiye de bulut üzerinden kullanılan iş uygulamaları                      konusunda; BimSA olarak kendi geliştirdiğimiz ‘pratis.net ( www.pratis.net )’ ve                     ‘HRweb ( www.hrweb.com.tr )’ yazılımlarımız ile bulut çözümü sağlayabiliyoruz.

Bulutta Son Eğilimler ve Gelecek Soruları:

– Bulut bilişim aslında 1960’larda ortaya atılan bir kavram olmasına rağmen bugünlerde oldukça revaçta; bunun başlıca sebebi nedir?

Öncelikle, tüm dünyada artık internete erişimin ne kadar kolay ve ne kadar hızlı yapıldığı ile ilgili bir durum bu. Ayrıca günümüzde kurumların daha fazla teknoloji kullanması ve verilerine her yerden, her zaman erişim ihtiyacı duymaları öncelikli nedenler arasındadır.

– Bulut bilişimin seyri hangi yöne doğru olacak?

Bulut bilişim her kurumun teknoloji ile ilgili en temel ihtiyacının çözümlerini sunduğu için yakın ve orta vadeli gelecekte de teknolojik gelişmeler bu yönde olacaktır. Her kurum kendi BT ihtiyaçlarını bulut bilişim çözümleri ile karşılamaya başlayacak ve bulut bilişim konusunda daha farklı iş modelleri ortaya çıkacak diye öngörüyorum.

– Kevin Kelly’nin ortaya attığı bulutlar arası bağlantıyı ifade eden “Intercloud” kavramı için neler düşünüyorsunuz?

Bulutlarası kaynak paylaşımını ifade eden “intercloud” terimi son yıllarda çok populer olmasına rağmen günümüzdeki iş modelleri ile yakın ve orta gelecekte pek mümkün görünmüyor. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak uzun vadede mümkün olabilir. Ancak kavramsal olarak ele alırsak bulut bilişimin ne kadar önemli bir konsept olduğunu ve sağlayabileceği faydaları görmek açısından önemli.

– Her yerden ulaşım ve kullanımı ön gören bulut bilişim kavramı için nasıl yasal düzenlemeler gerekir? Sınırlar üstü kavram için karar verici kim olacak?

Şu andaki yasalar hali hazırdaki internet yapısı için yeterli değil bu kesin. Bu durumda bulut bilişim için tabiki yeni yasal düzenlemeler gerekli olacak. Burada her devlet için en temel sorun sınırlarının (yetki alanının) ötesinde gerçekleşecek durumlar. Bütün devletlerin ortak katıldığı denetçi bir kurum benzeri bir yapı çözüm olarak düşünülebilir. Sınırlar üstü konularda da bu kurum yetkili kılınabilir.

– Bulut bilişim bireysel ya da kurumsal kullanıcılara ne gibi yenilikler getirmeye devam edecek?

Bulut bilişim ile bireysel yada kurumsal olarak gelecek yenilikler; verilerin ve uygulamaların  bulut üzerinde barındırılıp her yerden erişim imkanı, daha ucuza farklı hizmet seçenekleri, lisanslı kullanımın artması sayesinde lisans maliyetlerinin düşmesi gibi yenilikler ilk etapta düşündüklerim.

Bulutta Altyapı Soruları

– Bulut bilişim altyapısının gerçek fiziksel altyapılara nazaran ne gibi farklıları bulunuyor?

Genel yada özel bulut yapıları aslında bazı açılardan hali hazırdaki fiziksel altyapılarımız ile örtüşüyor. Bulut yapılarına daha fazla rağbet edilmesi genel ve özel bulutlara daha hızlı bağlanılabilmesinin sağlanabildiği ölçüde gerçekleşebilecek düye düşünüyorum. Teknolojik açıdan tek fark kaynakların yönetiminin mantıksal olarak yapılması. Türkiye de şu anda bazı kurumların kendilerine ait bazı kurumların ise genel kullanıma açık bulut yapıları var.

– Bulut altyapısı ne gibi kullanıcılara ne gibi faydalar sağlıyor?

Kullanıcı için en büyük yarar belirli bir makineden belli bir lokasyondan ziyade her yerden her makine ile işini yapabilmesidir. Kullanıcının makinesinde bir problem olduğunda herhangi bir makineden işini yapmaya devam edebilir. (Burada makineden kastım masaüstü, notebook, netbook, tablet, pda, cep telefonu vb. cihazlar)

– “Private cloud” kurumlara daha güvenilir gelse de maliyetleri artırabiliyor. “Public cloud” ise kurumlara maliyet avantajı sağlarken veri güvenliği konusunda endişeler getiriyor. Bulut bilişim sizce nasıl kullanılmalıdır?

Kurumlar bulut bilişim çözümlerini kullanırken, kendi BT yapılarını, zurunluluklarını gözününe almalı ve birtakım verilerini, uygulamalarını özel bulutlarda barındırırken birtakım verilerini, uygulamalarını genel bulutlarda barındırmalılar. Ayrıca özel ve genel bulut hizmetini alırken veri güvenliği konusunda profesyonel çözümler kullanarak bu problemleri aşmalıdırlar. Güvenlik ile alakalı en önemli unsurlardan biri aktif güvenlik yönetimi yapabilmek yani bir olay gerçekleşirken buna tepki verebiliyor olmak yoksa olay sonrasında tepki verebiliyor olmak matah değil.

– Bu kavramının gelişiminde veri merkezlerinin oynadığı rol nedir? Veri merkezleri altyapıları oluşturulurken sizce hangi unsurlar göz önünde bulundurulmalı ki bulut bilişim kavramına uyum sağlayabilsin?

Veri merkezleri konusu Türkiye için çok önemli bir konu, konumumuz itibari ile bölgenin veri merkezi olma yönünde ilerliyoruz. Bu konuya daha fazla hassasiyet ve önem verilmesi gerekiyor, Türkiye olarak elimizde olan önceliği kaybetmeden daha fazla veri merkezi yatırımı yapılarak bölgedeki diğer ülkeler için de veri merkezi olmalıyız. Veri merkezleri hakkında bir diğer kritik konu yasal düzenlemeler; bu konuda da sürekli olarak gelişiyoruz. İnternet hat taşıyıcı kurumların yurt dışından karasal hat ile Türkiye ye gelibilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce tamamlanması çok önemli. Bahsettiğim gibi bulut bilişim çözümleri temelde internet hattı kapasitesi ve burada sağlanacak rekabet politikaları ile geliştirilebilir. Bunların dışında teknolojik olarak veri merkezleri alt yapısal olarak bulut bilişime zaten ayak uydurabiliyorlar.

Bulutta Güvenlik Soruları

– Bulutta karşılaşılan en büyük güvenlik sorunları nelerdir?

Bence bulut bilişimdeki ile alakalı en büyük güvenlik problemi uygulama ile alakalı. Kurumlar bulut içerisindeki verilerini koruyabiliyorlar ancak bulut üzerinde barındırdıkları uygulamaların güvenlik kontrolü olması gerekenden daha düşük seviyede yada hiç yok. Uygulamadan kaynaklanan bir güvenlik problemi arka tarafta korunan veriyi de tehlikeli durumlarda bırakabiliyor.

– Kullanıcıların aklına neler takılıyor? Hiç bilmedikleri bir yerde kendilerini güvende hissetmeleri için neler yapılıyor?

Bence kullanıcılar açısından değşen hiç bir şey yok. Zira kullanıcı kullandığı uygulamanın yada verinin nerede, nasıl barındırıldığı ile hiç bir zaman ilgilenmedi. Şu anda da kullanıcılar internet üzerinde hali hazırda kullandıkları uygulamaların, verilerin nasıl, nerede barındırıldığını bilmiyor ve ilgilenmiyorlar. Bu da gayet normal internet altyapısı, bulut bilişim altyapısı doğrudan onların problemi değil.

– Bulut üzerinde sunulan güvenlik çözümleriyle fiziksel alanda sunulan güvenlik çözümleri arasındaki farklar nelerdir?

En büyük problemlerde biri de bu, kurumlar fiziksel alanda sunulan güvenlik ile bulut üzerindeki güvenliği aynı seviyede görüyor. Özellikle gelen bulutlar üzerinde barındırılacak uygulama ve verilerin türüne, tipine, önemliliğine bağlı olarak farklı güvenlik çözümleri, hizmetleri kullanmak zorunda olduklarını anlatmak gerekiyor.

– Bulut üzerindeki veriler için “daha fazla ya da az risk altında” diyebilir miyiz?

Bulut üzerindeki veriler için risk tanımlaması daha fazla yada daha az diye tanımlama yapmak doğru değil. Risk tanımlaması kurumun ve kaynaklarının içeriği ile orantılı olarak belirlenmelidir.

– Buluttaki siber suçlarla ilgili yasal düzenlemeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Ülke bağımsız bir ortamda nasıl yasal düzenlemeler gerekiyor?

Bulut üzerinde gerçekleşecek şuçlar BT ile alakalı yasal düzenlemelerin en büyük problemi. Öncelikle internet üzerinde gerçekleşen suçlar ile ilgili yasal düzenlemeler tamamiyle bitirilmeli ve bulut bilişim için bütün devletlerin kabul ettiği bir kontrol ve denetleme mekanizması oluşturulmalıdır.

– Buluta yerleştirilen verilerin güvenliğinin yanında; kavramdan kaynaklanan “her yerden erişim olanağı” güvenlik tehdidini artırıyor mu?

Günümüzde her yerden erişim zaten var olan bir kavram, burada önemli olan erişilebilecek kaynakların içeriği, bu kaynakların kontrolünün, denetiminin nasıl yapıldığıdır. Tabi ki her yerden erişim güvenlik tehtidini arttıran bir etmendir ancak bence içerik ve denetim, kontrol mekanizmaları daha önemli konulardır.

– Bulut üzerindeki veri kaybı nasıl engellenir? Ya da takip edilebilir mi?

Bulut üzerindeki veri kaybının hali hazırdaki fiziksel sistemler üzerindeki veri kaybından bir farkı yoktur. Oluşabilecek veri kayıplarının engellenmesi ile ilgili çözümler tabiki var. Veri kaybını yada sebebini takip süreci bulut bilişim için yasal çerçeveler içerisinde incelenmesi, gerekiyorsa standartının oluşturulması gereken bir durumdur.

Leave a comment

AP769A HP StorageWorks PCIe 8Gb Host Bus Adapter

HP sunucular üzerinde kullanılan AP769A ürün kodlu HBA kartı için işletim sistemi kurulumundan sonra patch geçilmesi gerekiyor. Aksi taktirde HBA kart işletim sistemi tarafından düzgün olarak tanınmadığı için çalışmıyor. Aşağıdaki linkten ilgili patch leri işletim sistemi türüne göre download edebilirsiniz.

http://h20000.www2.hp.com/bizsupport/TechSupport/DriverDownload.jsp?lang=en&cc=us&prodNameId=3954649&taskId=135&prodTypeId=12169&prodSeriesId=3662826&submit.y=0&submit.x=0&lang=en&cc=us

Kolay gelsin.

, , , ,

1 Comment

IBM 46M6049 8 Gb FC HBA with Vmware ESX 4.1

IBM 46M6049 ürün kodlu kart takılı bir sunucuya Vmware ESX 4.1 kurulduğunda, ESX 4.1 hba kartını görmüyor. Bunun için vmware in web sitesinden (http://downloads.vmware.com/d/details/esx4_brocade_fcoe_dt/ZHcqYnRlZUBidGR3) ilgili driver ları download edip kurmak gerekiyor. Vmware ESX işletim sisteminin her ne kadar geniş bir donanım desteği olsa da ESX kurduktan sonra mutlaka ekstra driver ihtiyacı olup olmadığı kontrol edilmeli. Zaman zaman eksik driver problemi sanki donanım arızası gibi algılanabiliyor.

Kolay gelsin.

, , , ,

1 Comment

H196488: DS3500/DS3950/DS5000 systems not working with Brocade on 8 Gbps host ports – IBM System Storage

IBM sonunda DS3500/DS3950 ve DS5000 serisi ürünleri için; bu ürünlerin Brocade fiber switch bağlantısının default olarak çalışmaması ile ilgili makalesini 02.02.2011 tarihinde yayınladı. Aşağıda linkini bulabilirsiniz. Ben bu bilgiyi 25.11.2010 de ( https://cemguneyli.com.tr/?p=146 ) yayınladığım makalemde paylaşmıştım.  Eğer adı geçen ürünlerden birinin kurulumu yapıyorsanız ve Brocade fiber switch kullancaksanız öncelikle switch üzerinde belirtilen port ayarlarını (her bir port için tek tek) yapmanız gerekiyor. Aksi taktirde storage den gelen linkler online olmuyor.

http://www-947.ibm.com/support/entry/portal/docdisplay?lndocid=MIGR-5083089&brandind=5000028&myns=s028&mync=E

Ne diyeyim, 3 ayı geçen bir süreden sonra sonunda makale yayınlandı.
Geç olsun ama güç olmasın…

, ,

1 Comment

İş sürekliliği

– İş sürekliliğinde sizce kritik öneme sahip süreçler ve noktalar nelerdir?

Firmalar ve kurumlar için iş sürekliliği kaçınılmaz olarak en önemli konudur. Bilişim teknolojilerindeki bütün çözümler sürekli olarak daha fazla iş sürekliliği sağlayacak şekilde değişmektedir ve değişmeye devam edecektir. Bu konuda her firma/kurum kendi bilgi işlem yapısında kullandığı çözümler, teknolojiler ile çözüm bulmak durumunda. Ben özellikle depolama altyapısına dikkat çekmek istiyorum. Günümüzde veri miktarı korkunç bir hızla artmakta ve depolama çözümleri, ürünleri, teknolojileri her firma ve kurum için giderek daha fazla önem taşımaktadır. Tek bir depolama sistemi; onlarca, yüzlerce sunucuya data alanı sağlayabilmekte. Dolayısı ile depolama tarafında yaşanabilecek bir problem tek bir sistemi değil onlarca, yüzlerce sistemi etkileyebilecektir. Firmalar/Kurumlar ın özellikle depolama konusunda yüksek erişilebilirlik değerlerine sahip çözümler/ürünler tercih etmesi gerekmektedir.

– Kurumlar iş sürekliliği planlarını yaparken nelere dikkat etmeliler, nasıl önlemler almalılar?

İş sürekliliği konusu bir kaç ayrı başlık altında incelenebilece bir konudur. Felaketlerden kurtulma, yedekleme ve geri dönme, kümeleme ve yük dağıtımı çözümleri/teknolojileri içerebilir. Önemli olan iş sürekliliğinin hangi sistemler, veriler yada kaynaklar için sağlanılacak olduğudur.

– Türkiye’de kurumlarda sizce iş sürekliliği kültürü oluştu mu, bunu geliştirmek için  neler yapılabilir?

Türkiye’ de iş sürekliliği bütün olarak ele alınan bir konu olmaktan çok, daha önce bahsettiğim başlıklar ayrı ayrı incelenerek bir takım çözümler/teknolojiler kullanılmaktadır o da sadece küçük bir kesim için. Aslında her firmanın farklı seviyelerde kritik olan sistemleri için farklı çözümler/teknolojiler kullanarak iş sürekliliğini sağlaması gerekmektedir. Bu bilincin oluşabilmesi kurumlara bu çözümleri/teknolojileri açıklayıp yararlarını anlatarak arttırılmalıdır.

– Önümüzdeki dönemlerde iş sürekliliğini etkileyecek konular neler olabilir sizce? İş sürekliliğini; gelişen yeni teknolojiler ve eğilimler (örneğin bulut bilişim..vb) nasıl etkiliyor veya etkileyecek?

İş sürekliliği açısından bakıldığında bulut bilişim önemli bir kavram olup, iş sürekliliği gibi işe odaklı bir kavramdır. Yani önemli olan bilgi sistemlerinin bileşenleri değil, bu sistemlerinin üzerinde çalışan servislerin, uygulamaların çalışır ve erişilebilir olmasının sağlanması buradaki ne önemli konudur.

,

1 Comment

Veri Depolama

  1. Veri depolama konusunda yaşanan yeni gelişmeler nelerdir, bu alandaki eğilimleri paylaşır mısınız?

Son 10 yılda yaşanan veri patlaması neticesinde, günümüzde veri depolama artık başlı başına ele alınması gereken bi konudur. Depolanan verinin ne kadar kritik olduğuna bağlı olarak kullanıcak olan teknoloji ve ürünler de farklılık göstermektedir. Ancak genel olarak bakıldığında iş sürekliliği, erişilebilirlik öncelikli olmak üzere; performans, maliyet temelde ele alınacak olan konulardır. Sadece veriyi depolamak değil, sonrasında verinin sağlıklı bir şekilde erişilebilir olmasını sağlamak bir diğer önemli konudur. Depolama için seçilecek olan, ürün/ürünler in hangi teknolojileri destekleyeceği, sonrasında yapının nasıl çalışacağını, yönetileceğini, yedekleneceğini, geri dönme işlemlerinin nasıl yapılacağını belirleyeceğinden kritik bir karardır.

Günümüzde seçilecek olan ürün/ürünler in teknoloji olarak esnek olabilmesi son yıllarda depolama ürünlerinin en önemli özelliğidir. Aynı cihaz üzerinde farklı türde disklerin kullanılabilmesi, farklı iletişim protokollerinin desteklenmesi, veri yönetimi ile alakalı desteklenen teknolojiler, hatta depolanan verinin uygulama seviyesinde entegre edilebilir olması en önemli konulardan bazılarıdır.

  1. Şirketler daha çok hangi depolama ürün ve çözümlerini seçiyor ve kullanıyorlar? Şirket ölçeği bazında değerlendirebilir misiniz?

Şirketler genel olarak, depolama ürünlerini seçerken; özellikle iş sürekliliğini arttıran, kolay uygulanıp-yönetilebilen, ölçeklenebilen ve destek konusunda problem yaşamayacakları ürünleri tercih ediyorlar. Küçük ve Orta ölçekli firmalar; iş sürekliliği, maliyet ve kolay uygulanıp-yönetilebilme, destek konularına ağırlık verirken, Büyük ölçekli firmalarda ise; İş sürekliliği, performans, entegrasyon, ölçeklenebilirlik, destek ve felaketten kurtarma konuları öncelikli geliyor.

  1. Depolanan verinin artması şirketleri hangi önlemleri almaya yönlendiriyor?

Şirketler depolayacakları verilerin miktarının hızla büyümesine ayak uydurabilmek için, yeni alacakları depolama ve yedekleme ürünlerinde depolamanacak olan verinin daha az yer tutmasını sağlayacak sıkıştırma ve tekilleştirme gibi teknolojileri tercih ediyorlar. Ayrıca firmalar verilerini kategorize ederek, bir yada birden çok cihaz üzerinde verilerini farklı teknolojiler kullanan yapılarda barındırarak optimizasyon sağlamaya çalışıyorlar. Örneğin; İş kritik verileri için FC ve SCSI diskler tercih ederken; Dosya paylaşımı, arşiv, yedekleme gibi verileri için SATA diskler tercih ediyorlar. FC-SCSI diskler iş sürekliliği, erişilebilirlik, performans üstünlüğü sağlarken; SATA diskler maliyet ve kapasite üstünlüğü sağlıyor.

  1. Günümüzden 10 yıl öncesiyle karşılaştıracak olursak günümüzde depolanan verinin miktarı önemli oranda arttı. Sizce bu artış nereye kadar devam edecek, bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

Verinin büyümesi devam edecek, entegrasyon ve otomasyon arttığı müddetçe veri büyümesinin devam edeceğini biliyoruz. Firmalar artık verilerinin tamamını aynı kapsam içerisinde değerlendirmekten vazgeçmeli. Veri türüne, tipine, kritikliğine bağlı olarak değerlendirmeli ve uygulanacak çözümler de buna göre olmalıdır. Aksi taktirde performans başta olmak üzere, maliyet ve operasyonel zorluklarla başa çıkmak gerekecek. Bu da firma belirli bir noktaya gelene kadar mümkün.

, ,

1 Comment

Sanallaştırma ve Süper Bilgisayarlar

Sanallaştırma ve  Süper Bilgisayarlar

Sanallaştırma ve ilgili teknolojilerin hızla ilerlediği günümüz teknoloji dünyasına bakış. IT yöneticileri’nin sanallaştırma teknolojilerine bakışı. Ülkemizde gerçekleşen projelerden örnekler, sektörden önemli isimlerden vizyoner görüşler…
Aslında günümüzde artan kapasitelerle hemen hemen tüm bilgisayarlar birer süper bilgisayar. Ancak yine de, erçek anlamda Süper Bilgisayarlar, sanallaştırma süreçlerini nasıl kolaylaştırıyor merak ediyor musunuz?

Günümüz makinelerinin kapasite olarak ulaştıkları noktada, makinenin üstlenebileceği görevler makinenin kapasitesini kabul edilebilir oranda tüketemiyor. Makineden optimum fayda sağlayabilmek için utilizasyonunun %65-%85 arasında olması gerekmektedir. Sanallaştırma teknolojileri ile bir makinenin üzerinde birden çok sanal makine çalıştırarak utilizasyonu %70-%90 arasında tutmak ve ölçeklemek fiziksel yapılara göre çok daha kolay sağlanabiliyor. Fiziksel olarak 75+ ayrı makine üzerinde çalışan bir sistemi 3 tane fiziksel makine üzerinde performans ve iş sürekliliği açısından kayıp yaşamadan çalıştırmak çok önemli bir değer. BimSA olarak Türkiyenin önemli ve büyük kurum/kuruluş unda sanallaştırma projeleri gerçekleştirdik. Bunlardan bazıları; Akbank, Sabancı Holding, BosSA, TemSA, BriSA, KordSA, AkçanSA, İçdaş, Demisaş, Çelebi Holding, Natro gibi. Ülkemizde IT Yöneticileri sanallaştırma teknolojilerini yakından takip ediyor. Bir kez sanallaştırma teknolojileri ile tanışıp, kullanmaya başladıktan sonra kazandıkları; esneklik, hız, yönetim ve operasyon kolaylığı, kaynak ve performans takibi gibi başlıca sayabileceğimiz artılar sebebiyle sonrasında bütün sistemleri (özel durumlar hariç) sanal olarak planlıyorlar. Şu anda hali hazırda şirketlerin günlük kullandığı sunucu makineleri için makisimum konfigurasyon, Intel mimarisinde 8 CPU su, toplamda 64 core u, 2.5 TB memory si olabiliyor. Sanallaştırma ile alakalı sunucu/sunucular ın ne kadar çok kaynağı varsa o kadar kaynağı sanal makinelere paylaştırabiliyorlar. Yani sunucunun kaynak kapasitesi büyüdükçe sanallaştırma maliyeti azalıyor. Dolayısı ile ne kadar çok makineyi sanallaştırırsanız, sanallaştırma o kadar ucuza geliyor.

, , ,

1 Comment