Archive for category interview

Dışkaynak kullanımı hakkında

Kurumlar, BT ihtiyaçları için kendi bünyelerinde kaynak barındırmak yerine dışkaynak kullanarak maliyetlerini optimize ediyorlar. Burada kullanılan dış kaynakların yönetimini yapabilmeleri aldıkları hizmetlerin doğruluğunu belirleyen en önemli etmenlerden biridir. BT ile alakalı dışkaynak kullanımı, ihtiyaça göre odaklanmış hizmetlerin direk olarak alınabilmesini mümkün kıldığından bütün kurumlar için çok önemlidir. Ancak alınan hizmetlerin doğruluğunun kontrolünün yapılması özellikle BT ile alakalı hizmetlerde kritik rol oynamaktadır. Bulut bilişim, SaaS gibi trend olan konuların konuşulduğu, uygulandığı bir dönemdeyiz. Alınan bir hizmetin yada yapılan bir işin doğru şekilde yapılması sonradan meydana gelebilecek/oluşabilecek problemlerin engellenmesini sağlayabilir.

 

– Dışkaynak seçimi ve yönetiminde başarıya ulaşmak için nelere dikkat edilmeli, neler yapılmamalıdır, bu doğrultuda püf noktaları nelerdir?

Dışkaynak seçiminde hizmeti sağlayacak olan firmanın bu konuda yaptığı çalışmalar, yatırımlar, yeterliliği ve tecrübeleri en önemli unsurlardır diye düşünüyorum. Dışkaynak seçiminde en önemli noktalardan bir tanesi 3. bir göz kullanarak yapılan işlerin doğruluğunun kontrol ettirilmesi. Dışkaynak hizmeti almadan önce hizmet içeriğinin belirlenmesi, gerekiyorsa bu konu için dışarıdan danışmanlık alınması bir diğer önemli husustur. Kurumların kendi bünyelerinde bulunan kaynaklar ile yaptırdıkları işleri, bunun da ötesinde gene dışkaynak kullanarak yaptırdıkları işleri güvenilir 3. bir göz ile kontrol ettirmeleri bunun içinde dışkaynak kullanmaları güvenlik açısından önemli bir unsurdur.

 

– Dışkaynak kullanımında ve yönetiminde dünyada ve Türkiye’de son eğilimler nelerdir? Bu konuda gelecek öngörülerinizi de paylaşabilir misiniz?

Dışkaynak kullanımı Türkiye de de gün geçtikçe daha fazla yaygınlaşmakta. Gelecekte de daha fazla tercih edilen, kullanılan bir hizmet şekli olacak. Dünyada da, Türkiye’de de ‘Bulut bilişim, SaaS’ gibi servisler/hizmetler gelecekte daha fazla önem kazanacak. Günümüzde en önemli unsur veriye her yerden kolayca, güvenli bir şekilde erişmek; bu da bulut bilişim ile tam anlamıyla mümkün oluyor.

 

Advertisements

,

Leave a comment

Bulutta İş Uygulamaları

– İş sürekliliği açısından bakıldığında kritik iş uygulamalarının bulut üzerinde yer almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kritik iş uygulamaları aslında uzun süredir bulut üzerinde yer alıyor. İş sürekliliği açısından uygulamaların “bulut” üzerinde olması erişilebilirliği arttırıyor. Burada güvenlik konusunun ciddi olarak ele alınması gerektiğini de belirtmek te fayda var. BimSA olarak “Pratis.net” ve “Hrweb” olmak üzere tamamen kendi geliştirdiğimiz hali hazırda 2 tane “bulut” uygulamamız var.

– İş uygulamalarının veri merkezlerinde yer almasıyla birlikte ne tür yeni iş modelleri (kullandığın kadar öde vs) ortaya çıkmaktadır?

‘Kullandığın kadar öde’, ‘SaaS’ gibi yeni iş modelleri ortaya çıkıyor. Bu iş modelleri ile daha esnek ve sonuç odaklı çözümler bulmak mümkün oluyor.

  • ‘Kullandığın kadar öde’ modeli; kapasite olarak değişkenlik gösterek kurumlar için çok avantajlı bir model.
  • ‘SaaS’ modeli ise; kurumun ihtiyacı olan hizmeti direk olarak sağlıyor. Bu hizmetin sağlanmasında kullanılan donanım ve yazılımlar müşteriyi ilgilendirmiyor. Sonuçta müşteri kesintisiz olarak hizmetini alıyor.

İnternet üzerinden doğrudan bir yazılımı kullanabilmenin avantajları nelerdir?

Bir yazılımın internet üzerinden kullanılabilmesi öncelikle internet e erişilebilen heryerden kullanılabileceği anlamına geliyor. Kullanıların hangi lokasyonda olduklarının bir önemi kalmıyor. Dolayısı ile bu yazılımın erişilebilirlik değeri çok yüksek seviyelere çıkıyor. Bu da iş sürekliliği açısından büyük avantajlar getiriyor.

– Bir yazılım yüklemeye gerek kalmadan kullanılabilen uygulamaların klasik uygulamalardan farkı nedir?

Herhangi bir yazılım gereksinimi yoksa kullanıcı farklı türde cihazlardan internet üzerinden gelerek uygulamaya erişebilir demektir. Bu da günümüzde populer olan pda, smart phone, cep telefonu, tabletpc, handheld vb. cihazların kullanılabilmesi demektir. Dolayısı ile kullanıcılar klasik uygulamalara erişmek için bir çalışma ortamına ihtiyaç duyarken, bu şekilde her yerden erişebilmeleri mümkün kılınmış oluyor.

– Son dönemde kurumlar bulut üzerindeki uygulamalarla neler kazanabileceğinin farkında mı?

Türkiye de kurumlar malesef bu teknolojiler ile neler kazanabileceğinin farkında değil. Teknolojiyi bu kadar yakından takip etmek kolay değil ancak kurumlar karar noktasında görev alan kimselerin vizyon ve misyon olarak bu teknolojilerin farkına varması şart. Bu aynı zaman Türkiye de BT nin ne kadar geliştiğinin göstergelerinden de biridir.

– Türkiye’deki bulut üzerinden kullanılan iş uygulamaları dünya standartlarını yakalayabildi mi?

Türkiye kullanılan BT teknolojileri olarak iyi bir konumda ve daha da iyi olabilicek niteliklere sahip. Türkiye bazı konularda dünyanın geri kalanından daha iyi olduğu gibi, eksiklerimiz de yok değil. Türkiye de bulut üzerinden kullanılan iş uygulamaları                      konusunda; BimSA olarak kendi geliştirdiğimiz ‘pratis.net ( www.pratis.net )’ ve                     ‘HRweb ( www.hrweb.com.tr )’ yazılımlarımız ile bulut çözümü sağlayabiliyoruz.

Bulutta Son Eğilimler ve Gelecek Soruları:

– Bulut bilişim aslında 1960’larda ortaya atılan bir kavram olmasına rağmen bugünlerde oldukça revaçta; bunun başlıca sebebi nedir?

Öncelikle, tüm dünyada artık internete erişimin ne kadar kolay ve ne kadar hızlı yapıldığı ile ilgili bir durum bu. Ayrıca günümüzde kurumların daha fazla teknoloji kullanması ve verilerine her yerden, her zaman erişim ihtiyacı duymaları öncelikli nedenler arasındadır.

– Bulut bilişimin seyri hangi yöne doğru olacak?

Bulut bilişim her kurumun teknoloji ile ilgili en temel ihtiyacının çözümlerini sunduğu için yakın ve orta vadeli gelecekte de teknolojik gelişmeler bu yönde olacaktır. Her kurum kendi BT ihtiyaçlarını bulut bilişim çözümleri ile karşılamaya başlayacak ve bulut bilişim konusunda daha farklı iş modelleri ortaya çıkacak diye öngörüyorum.

– Kevin Kelly’nin ortaya attığı bulutlar arası bağlantıyı ifade eden “Intercloud” kavramı için neler düşünüyorsunuz?

Bulutlarası kaynak paylaşımını ifade eden “intercloud” terimi son yıllarda çok populer olmasına rağmen günümüzdeki iş modelleri ile yakın ve orta gelecekte pek mümkün görünmüyor. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak uzun vadede mümkün olabilir. Ancak kavramsal olarak ele alırsak bulut bilişimin ne kadar önemli bir konsept olduğunu ve sağlayabileceği faydaları görmek açısından önemli.

– Her yerden ulaşım ve kullanımı ön gören bulut bilişim kavramı için nasıl yasal düzenlemeler gerekir? Sınırlar üstü kavram için karar verici kim olacak?

Şu andaki yasalar hali hazırdaki internet yapısı için yeterli değil bu kesin. Bu durumda bulut bilişim için tabiki yeni yasal düzenlemeler gerekli olacak. Burada her devlet için en temel sorun sınırlarının (yetki alanının) ötesinde gerçekleşecek durumlar. Bütün devletlerin ortak katıldığı denetçi bir kurum benzeri bir yapı çözüm olarak düşünülebilir. Sınırlar üstü konularda da bu kurum yetkili kılınabilir.

– Bulut bilişim bireysel ya da kurumsal kullanıcılara ne gibi yenilikler getirmeye devam edecek?

Bulut bilişim ile bireysel yada kurumsal olarak gelecek yenilikler; verilerin ve uygulamaların  bulut üzerinde barındırılıp her yerden erişim imkanı, daha ucuza farklı hizmet seçenekleri, lisanslı kullanımın artması sayesinde lisans maliyetlerinin düşmesi gibi yenilikler ilk etapta düşündüklerim.

Bulutta Altyapı Soruları

– Bulut bilişim altyapısının gerçek fiziksel altyapılara nazaran ne gibi farklıları bulunuyor?

Genel yada özel bulut yapıları aslında bazı açılardan hali hazırdaki fiziksel altyapılarımız ile örtüşüyor. Bulut yapılarına daha fazla rağbet edilmesi genel ve özel bulutlara daha hızlı bağlanılabilmesinin sağlanabildiği ölçüde gerçekleşebilecek düye düşünüyorum. Teknolojik açıdan tek fark kaynakların yönetiminin mantıksal olarak yapılması. Türkiye de şu anda bazı kurumların kendilerine ait bazı kurumların ise genel kullanıma açık bulut yapıları var.

– Bulut altyapısı ne gibi kullanıcılara ne gibi faydalar sağlıyor?

Kullanıcı için en büyük yarar belirli bir makineden belli bir lokasyondan ziyade her yerden her makine ile işini yapabilmesidir. Kullanıcının makinesinde bir problem olduğunda herhangi bir makineden işini yapmaya devam edebilir. (Burada makineden kastım masaüstü, notebook, netbook, tablet, pda, cep telefonu vb. cihazlar)

– “Private cloud” kurumlara daha güvenilir gelse de maliyetleri artırabiliyor. “Public cloud” ise kurumlara maliyet avantajı sağlarken veri güvenliği konusunda endişeler getiriyor. Bulut bilişim sizce nasıl kullanılmalıdır?

Kurumlar bulut bilişim çözümlerini kullanırken, kendi BT yapılarını, zurunluluklarını gözününe almalı ve birtakım verilerini, uygulamalarını özel bulutlarda barındırırken birtakım verilerini, uygulamalarını genel bulutlarda barındırmalılar. Ayrıca özel ve genel bulut hizmetini alırken veri güvenliği konusunda profesyonel çözümler kullanarak bu problemleri aşmalıdırlar. Güvenlik ile alakalı en önemli unsurlardan biri aktif güvenlik yönetimi yapabilmek yani bir olay gerçekleşirken buna tepki verebiliyor olmak yoksa olay sonrasında tepki verebiliyor olmak matah değil.

– Bu kavramının gelişiminde veri merkezlerinin oynadığı rol nedir? Veri merkezleri altyapıları oluşturulurken sizce hangi unsurlar göz önünde bulundurulmalı ki bulut bilişim kavramına uyum sağlayabilsin?

Veri merkezleri konusu Türkiye için çok önemli bir konu, konumumuz itibari ile bölgenin veri merkezi olma yönünde ilerliyoruz. Bu konuya daha fazla hassasiyet ve önem verilmesi gerekiyor, Türkiye olarak elimizde olan önceliği kaybetmeden daha fazla veri merkezi yatırımı yapılarak bölgedeki diğer ülkeler için de veri merkezi olmalıyız. Veri merkezleri hakkında bir diğer kritik konu yasal düzenlemeler; bu konuda da sürekli olarak gelişiyoruz. İnternet hat taşıyıcı kurumların yurt dışından karasal hat ile Türkiye ye gelibilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce tamamlanması çok önemli. Bahsettiğim gibi bulut bilişim çözümleri temelde internet hattı kapasitesi ve burada sağlanacak rekabet politikaları ile geliştirilebilir. Bunların dışında teknolojik olarak veri merkezleri alt yapısal olarak bulut bilişime zaten ayak uydurabiliyorlar.

Bulutta Güvenlik Soruları

– Bulutta karşılaşılan en büyük güvenlik sorunları nelerdir?

Bence bulut bilişimdeki ile alakalı en büyük güvenlik problemi uygulama ile alakalı. Kurumlar bulut içerisindeki verilerini koruyabiliyorlar ancak bulut üzerinde barındırdıkları uygulamaların güvenlik kontrolü olması gerekenden daha düşük seviyede yada hiç yok. Uygulamadan kaynaklanan bir güvenlik problemi arka tarafta korunan veriyi de tehlikeli durumlarda bırakabiliyor.

– Kullanıcıların aklına neler takılıyor? Hiç bilmedikleri bir yerde kendilerini güvende hissetmeleri için neler yapılıyor?

Bence kullanıcılar açısından değşen hiç bir şey yok. Zira kullanıcı kullandığı uygulamanın yada verinin nerede, nasıl barındırıldığı ile hiç bir zaman ilgilenmedi. Şu anda da kullanıcılar internet üzerinde hali hazırda kullandıkları uygulamaların, verilerin nasıl, nerede barındırıldığını bilmiyor ve ilgilenmiyorlar. Bu da gayet normal internet altyapısı, bulut bilişim altyapısı doğrudan onların problemi değil.

– Bulut üzerinde sunulan güvenlik çözümleriyle fiziksel alanda sunulan güvenlik çözümleri arasındaki farklar nelerdir?

En büyük problemlerde biri de bu, kurumlar fiziksel alanda sunulan güvenlik ile bulut üzerindeki güvenliği aynı seviyede görüyor. Özellikle gelen bulutlar üzerinde barındırılacak uygulama ve verilerin türüne, tipine, önemliliğine bağlı olarak farklı güvenlik çözümleri, hizmetleri kullanmak zorunda olduklarını anlatmak gerekiyor.

– Bulut üzerindeki veriler için “daha fazla ya da az risk altında” diyebilir miyiz?

Bulut üzerindeki veriler için risk tanımlaması daha fazla yada daha az diye tanımlama yapmak doğru değil. Risk tanımlaması kurumun ve kaynaklarının içeriği ile orantılı olarak belirlenmelidir.

– Buluttaki siber suçlarla ilgili yasal düzenlemeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Ülke bağımsız bir ortamda nasıl yasal düzenlemeler gerekiyor?

Bulut üzerinde gerçekleşecek şuçlar BT ile alakalı yasal düzenlemelerin en büyük problemi. Öncelikle internet üzerinde gerçekleşen suçlar ile ilgili yasal düzenlemeler tamamiyle bitirilmeli ve bulut bilişim için bütün devletlerin kabul ettiği bir kontrol ve denetleme mekanizması oluşturulmalıdır.

– Buluta yerleştirilen verilerin güvenliğinin yanında; kavramdan kaynaklanan “her yerden erişim olanağı” güvenlik tehdidini artırıyor mu?

Günümüzde her yerden erişim zaten var olan bir kavram, burada önemli olan erişilebilecek kaynakların içeriği, bu kaynakların kontrolünün, denetiminin nasıl yapıldığıdır. Tabi ki her yerden erişim güvenlik tehtidini arttıran bir etmendir ancak bence içerik ve denetim, kontrol mekanizmaları daha önemli konulardır.

– Bulut üzerindeki veri kaybı nasıl engellenir? Ya da takip edilebilir mi?

Bulut üzerindeki veri kaybının hali hazırdaki fiziksel sistemler üzerindeki veri kaybından bir farkı yoktur. Oluşabilecek veri kayıplarının engellenmesi ile ilgili çözümler tabiki var. Veri kaybını yada sebebini takip süreci bulut bilişim için yasal çerçeveler içerisinde incelenmesi, gerekiyorsa standartının oluşturulması gereken bir durumdur.

Leave a comment

Bilişim Teknolojileri – BT Optimizasyonu

1-Kurumlarda BT optimizasyonu günümüzde nasıl bir önem arz ediyor?

BT optimizasyonu; iş sürekliliğini, erişilebilirliliği, operasyonel kolaylılığı ve son olarak da maliyetleri düşürerek kurumlar için teknolojiye değil işe odaklı,  gelisim icin teknolojiyi değil işi takip eden bilişim departmanları oluşturmayı mümkün kılıyor. Kurum ile BT nin aynı amaçları/hedefleri daha fazla paylaşması sağlanabiliyor.

2-Kurumlarda BT optimizasyonda kritik noktalar neler? Bu konuda nasıl yaklaşımlar geliştirilmeli?

Kurumlar gunu kurtarmaya calismak yerine orta ve uzun vadeli cozumlere yonelmeli, sadece isin yapilmasi degil; nasil yapildigi da onemli olmali. Mutlaka guncel teknolojiler incelenmeli ve kurum icin faydali olacak teknolojiler belirlenerek bu konulara yogunlasilmali. Kurumlar kendi BT politikalarini ve prosedurlerini belirleyerek, taviz vermeden bunlari uygulamali.

3-Kurumlar için doğru BT optimizasyonunun getirdiği sonuçlar nelerdir?

Verimlilik, erisilebilirlik, is surekliligi, basitlik, operasyonel kolaylik ve maliyetler dogru BT optimizasyonu ile saglanabilecek konulardir. Her kurum icin cok onemli olan bu konularda optimize olmak; BT yararliligini maksimum seviyeye cikartacaktir. BT yararliligi yuksek kurumlar kacinilmaz olarak basarili olacaktir.

4-BT optimizasyonunda en yeni yaklaşımlar neler? Gelecekte BT optimizasyonunun nasıl şekilleneceğini düşünüyorsunuz?

BT ile alakali en onemli yaklasimlardan biri belirlenmis sertifikasyonlarin takip edilmesi, kazanilmasi, korunmasidir. BT standartlari olmayan bir konu degildir. Kurumlarin kendilerine uygun standartlari/sertifikasyonlari belirleyip; bu standartlara gore hareket etmesi BT yapilarini optimize ederek, guclendirecektir.

,

Leave a comment

Sanal Ortamda Etkin Veri Depolama Çözümleri

Sanal Ortamda Etkin Veri Depolama Çözümleri

Sanal ortamlar üzerinde oluşan verinin nereye, nasıl,hangi süreyle depolanacağı, bu verilerin nasıl yedekleneceği ve geri dönüşünün yapılacağı ilk etapta düşünülerek karar verilmesi gereken konulardır. Sanallaştırma çözümleri ile sistemlerin erişilebililirlik oranı artırılırken aynı şekilde verilerin tutulduğu ürünlerin/çözümlerin de münümum aynı erişilebilirlik oranını sağlaması gerekiyor. Sanallaştırma ile Depolama teknolojilerinin ortak olarak kullanabileceği ISCSI, thin provisioning ve tekilleştirme (deduplication), felaketten kurtarma amacıyla farklı bir lokasyona replikasyon gibi teknolojilerin veri depolama ürünü tarafından da kullanılabilir ve desteklenebilir olması gerekiyor. Sanal ortamlar için veri depolama ürünü belirlenirken kullanılacak olan teknolojilerin dikkatle belirlenmesi ve ürünün bu teknolojik ihtiyaçlara göre seçilmesi gerekmektedir. Örneğin; ISCSI teknolojisi daha az maliyet ile sahip olunabilecek kolay kullanılabilen bir teknoloji ancak kritik iş uygulamaları için yeterli seviyede performans üretememesi mümkün olabilir. Ürünün üzerinde kullanılacak olan disklerin FC, SAS yada SATA olup olamadığı bunların hangilerini, ne şekilde bir arada kullanıp kullanamadığınız bir diğer karar noktası. Dolayısı ile ürün tercihinde dikkat etmek gerekiyor. İhtiyaç duyulan teknolojileri, yazılımları, protokolleri ve donanımların tamamını kapsayan tümleşik veri depolama çözümleri bence birinci sırada değerlendirilmelidir. Burada sanallaştırma ve etkin veri depolama da amaç sistem üzerinde barındırılan bütün kaynaklardan maksimum seviyede faydalanabilmek ve geriye atıl kaynak bırakmamak.

Tercih edilecek olan veri depolama ürününün maksimum kapasitesi, maksimum ön bellek miktarı, ürünün kendi içerisinde yedekli çalışabilir olması, ürünün fiziksel bileşenlerinin çalışır halde takılıp çıkarılabilir olması gibi konular/yeterlilikler çok önemli. Zira veri depolama ürünü sadece tek bir makine için değil, kendisine erişen bütün sunucular için çalışıyor olacağından; bu üründe yaşanacak bir problem (erişim kesintisi vb.) ürüne erişen bütün fiziksel ve sanal sunucuları etkileyeceğinden sistem açısından çok daha önemli bir konumda olacaktır. Son olarak tercih edilen veri depolama ürününün, donanım üreticisi tarafından destek, servis ve bakım hizmetleri de mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. BimSA olarak sanallaştırma ve veri depolama ile alakalı anahtar teslim projeler gerçekleştirmeye önem veriyoruz ve sonrasında ise danışmanlık ve destek hizmetleri sağlayabiliyoruz.

, , ,

1 Comment

Veri Depolama

  1. Veri depolama konusunda yaşanan yeni gelişmeler nelerdir, bu alandaki eğilimleri paylaşır mısınız?

Son 10 yılda yaşanan veri patlaması neticesinde, günümüzde veri depolama artık başlı başına ele alınması gereken bi konudur. Depolanan verinin ne kadar kritik olduğuna bağlı olarak kullanıcak olan teknoloji ve ürünler de farklılık göstermektedir. Ancak genel olarak bakıldığında iş sürekliliği, erişilebilirlik öncelikli olmak üzere; performans, maliyet temelde ele alınacak olan konulardır. Sadece veriyi depolamak değil, sonrasında verinin sağlıklı bir şekilde erişilebilir olmasını sağlamak bir diğer önemli konudur. Depolama için seçilecek olan, ürün/ürünler in hangi teknolojileri destekleyeceği, sonrasında yapının nasıl çalışacağını, yönetileceğini, yedekleneceğini, geri dönme işlemlerinin nasıl yapılacağını belirleyeceğinden kritik bir karardır.

Günümüzde seçilecek olan ürün/ürünler in teknoloji olarak esnek olabilmesi son yıllarda depolama ürünlerinin en önemli özelliğidir. Aynı cihaz üzerinde farklı türde disklerin kullanılabilmesi, farklı iletişim protokollerinin desteklenmesi, veri yönetimi ile alakalı desteklenen teknolojiler, hatta depolanan verinin uygulama seviyesinde entegre edilebilir olması en önemli konulardan bazılarıdır.

  1. Şirketler daha çok hangi depolama ürün ve çözümlerini seçiyor ve kullanıyorlar? Şirket ölçeği bazında değerlendirebilir misiniz?

Şirketler genel olarak, depolama ürünlerini seçerken; özellikle iş sürekliliğini arttıran, kolay uygulanıp-yönetilebilen, ölçeklenebilen ve destek konusunda problem yaşamayacakları ürünleri tercih ediyorlar. Küçük ve Orta ölçekli firmalar; iş sürekliliği, maliyet ve kolay uygulanıp-yönetilebilme, destek konularına ağırlık verirken, Büyük ölçekli firmalarda ise; İş sürekliliği, performans, entegrasyon, ölçeklenebilirlik, destek ve felaketten kurtarma konuları öncelikli geliyor.

  1. Depolanan verinin artması şirketleri hangi önlemleri almaya yönlendiriyor?

Şirketler depolayacakları verilerin miktarının hızla büyümesine ayak uydurabilmek için, yeni alacakları depolama ve yedekleme ürünlerinde depolamanacak olan verinin daha az yer tutmasını sağlayacak sıkıştırma ve tekilleştirme gibi teknolojileri tercih ediyorlar. Ayrıca firmalar verilerini kategorize ederek, bir yada birden çok cihaz üzerinde verilerini farklı teknolojiler kullanan yapılarda barındırarak optimizasyon sağlamaya çalışıyorlar. Örneğin; İş kritik verileri için FC ve SCSI diskler tercih ederken; Dosya paylaşımı, arşiv, yedekleme gibi verileri için SATA diskler tercih ediyorlar. FC-SCSI diskler iş sürekliliği, erişilebilirlik, performans üstünlüğü sağlarken; SATA diskler maliyet ve kapasite üstünlüğü sağlıyor.

  1. Günümüzden 10 yıl öncesiyle karşılaştıracak olursak günümüzde depolanan verinin miktarı önemli oranda arttı. Sizce bu artış nereye kadar devam edecek, bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

Verinin büyümesi devam edecek, entegrasyon ve otomasyon arttığı müddetçe veri büyümesinin devam edeceğini biliyoruz. Firmalar artık verilerinin tamamını aynı kapsam içerisinde değerlendirmekten vazgeçmeli. Veri türüne, tipine, kritikliğine bağlı olarak değerlendirmeli ve uygulanacak çözümler de buna göre olmalıdır. Aksi taktirde performans başta olmak üzere, maliyet ve operasyonel zorluklarla başa çıkmak gerekecek. Bu da firma belirli bir noktaya gelene kadar mümkün.

, ,

1 Comment

Sanallaştırma ve Süper Bilgisayarlar

Sanallaştırma ve  Süper Bilgisayarlar

Sanallaştırma ve ilgili teknolojilerin hızla ilerlediği günümüz teknoloji dünyasına bakış. IT yöneticileri’nin sanallaştırma teknolojilerine bakışı. Ülkemizde gerçekleşen projelerden örnekler, sektörden önemli isimlerden vizyoner görüşler…
Aslında günümüzde artan kapasitelerle hemen hemen tüm bilgisayarlar birer süper bilgisayar. Ancak yine de, erçek anlamda Süper Bilgisayarlar, sanallaştırma süreçlerini nasıl kolaylaştırıyor merak ediyor musunuz?

Günümüz makinelerinin kapasite olarak ulaştıkları noktada, makinenin üstlenebileceği görevler makinenin kapasitesini kabul edilebilir oranda tüketemiyor. Makineden optimum fayda sağlayabilmek için utilizasyonunun %65-%85 arasında olması gerekmektedir. Sanallaştırma teknolojileri ile bir makinenin üzerinde birden çok sanal makine çalıştırarak utilizasyonu %70-%90 arasında tutmak ve ölçeklemek fiziksel yapılara göre çok daha kolay sağlanabiliyor. Fiziksel olarak 75+ ayrı makine üzerinde çalışan bir sistemi 3 tane fiziksel makine üzerinde performans ve iş sürekliliği açısından kayıp yaşamadan çalıştırmak çok önemli bir değer. BimSA olarak Türkiyenin önemli ve büyük kurum/kuruluş unda sanallaştırma projeleri gerçekleştirdik. Bunlardan bazıları; Akbank, Sabancı Holding, BosSA, TemSA, BriSA, KordSA, AkçanSA, İçdaş, Demisaş, Çelebi Holding, Natro gibi. Ülkemizde IT Yöneticileri sanallaştırma teknolojilerini yakından takip ediyor. Bir kez sanallaştırma teknolojileri ile tanışıp, kullanmaya başladıktan sonra kazandıkları; esneklik, hız, yönetim ve operasyon kolaylığı, kaynak ve performans takibi gibi başlıca sayabileceğimiz artılar sebebiyle sonrasında bütün sistemleri (özel durumlar hariç) sanal olarak planlıyorlar. Şu anda hali hazırda şirketlerin günlük kullandığı sunucu makineleri için makisimum konfigurasyon, Intel mimarisinde 8 CPU su, toplamda 64 core u, 2.5 TB memory si olabiliyor. Sanallaştırma ile alakalı sunucu/sunucular ın ne kadar çok kaynağı varsa o kadar kaynağı sanal makinelere paylaştırabiliyorlar. Yani sunucunun kaynak kapasitesi büyüdükçe sanallaştırma maliyeti azalıyor. Dolayısı ile ne kadar çok makineyi sanallaştırırsanız, sanallaştırma o kadar ucuza geliyor.

, , ,

1 Comment

Veri Merkezi Yönetimi ve Altyapı

Türkiye bölgesel bir veri merkezi olabilir mi? Türkiye’nin bu yolda avantaj ve dezavantajları neler?

Türkiye bölgesel bir veri merkezi olabilir, hatta olmalıdır da. Konum olarak başka hiçbir ülkenin sağlamayacağı bir avantaja sahibiz. Türkiyenin bu konudaki en büyük avantajı; genç bir nufusa sahip olması, bu genç nufusun yeni teknolojilere ve gelişmelere açık olması, çabuk adaptasyon sağlaması başta sayabileceğimiz en büyük artılar. Türkiye nin bilişim altyapısının hali hazırda yapılanma içerisinde olması diğer avantajlarımız. Özel şirketlerin de yeni kanunlar ile altyapı yapabilir hale gelmiş olması çok önemli.Veri merkezi olmak Türkiye de genç nufusa iş imkanı sağlayabilmesi açısından da önemli. Elimizdeki genç nufus gücünü “Bölgesel Veri Merkezi” olarak kullanmamız çok önemli bir konu. Dezavantajlarımız ise; özellikle internet altyapısı konusunda yeteri kadar hızlı bir ilerlemenin yaşanamaması.Bilişim ile ilgili yasal düzenlemelerin yeteri kadar hızlı ilerleyememesi. Devletin, “Internet” konusunda yeteri kadar ciddi ve uzun süreli bir politikasının olmaması. E-devlet projelerinin hala hayata geçirilememiş, bitirilememiş olması. Bölgesel Veri Merkezi olabilmek için Türkiye nin bu konulara daha fazla ağırlık vermesi gerekiyor.Bölgesel Veri Merkezi olmak Türkiye nin diğer ülkeler içinde önemini artırması anlamına geliyor.

Veri merkezi çözümlerindeki son gelişmeler nelerdir?

Veri merkezleri ile ilgili son 5 yılda daha önceki 20 yılda olmadığı kadar çok gelişme yaşandı. İş sürekliliği, İşgücü verimliliği, Enerji verimliliği konularında yeni çözümler,  teknolojiler bulundu, geliştirildi, uygulanıyor ve geliştirilmeye devam ediyor.. Veri merkezleri için özellikle “İş sürekliliği” ve “Enerji verimliliği” konuları çok kritik önem taşımakta. Kurumların/Şirketlerin her yerden verilerine ve uygulamalarına güvenli bir şekilde erişebiliyor olmasının önemi çok büyük. Veri merkezleri bu noktada ön plana çıkıyor. Bu verilerin, uygulamaların nerede barındırılacağı, nasıl korunacağı, nasıl yönetileceği ve nasıl bütünlüğü bozulmadan erişilebilir halde tutulacağı konularını “Veri Merkezleri” başlığı altında cevaplıyoruz. Bütün bu işler/işlemler in mümkün olan en az enerji ile yapılması da bir diğer önemli husus.

Veri merkezi altyapılarında ve teknolojilerinde son gelişmeler, belirleyici eğilimler nelerdir?

Veri merkezi altyapılarında; konsolidasyon, operasyonel kolaylık ve standardizasyon, esneklik, kaynak kullanımının arttırılması, az enerji tüketimi, sahip olma maliyetleri ve harcamaların düşürülmesi  konuları beliryici unsurlar olarak karşımıza çıkmakta. Teknolojik olarak; Veri Merkezi Anahtarlama, Depolama Ağları, Uygulama Ağı, Veri Merkezi Güvenliği, Sunucu ve Masaüstü Sanallaştırma,Uygulama Sanallaştırma, Erişilebilirlik, Felaketten Kurtarma konuları en son gelen gelişmelerdir. Veri Merkezleri nin bu konularda belirlenmiş olan bilişim standartlarını sağlaması ayrıca bu konularda hizmetler vermesi gerekmekte.

Veri merkezleri sektörünün geleceği ile ilgili öngörüler nedir?

Veri Merkezleri sektörü önümüzdeki yıllarda da sıkça adını duyacağımız ve gittikçe yaygınlaşacak olan bir sektör. Ülkemizde ise daha yolun başındayız.Türkiye de genel olarak her kurum ve kuruluş kendi imkanları ile kendi sistemlerini, verilerini ve uygulamalarını kendi sistem odalarında barındırıyor. Ancak bu durumda her firma kendi ölçeğinde çözümler/teknolojiler kullanabiliyor. Ancak “Veri Merkezleri” bu çözümleri/teknolojileri hizmet olarak kurum/kuruluş lara 7 gün 24 saat boyunca sağlayabiliyor olacak. Sistem, Servis yada Uygulama bazında erişim anlaşmaları (OLA- Operational Level Agreement, SLA- Service Level Agreement )ile kurum/kuruluş ların kendi sistemlerini, verilerini, uygulamarını barındıracak, kiralayabilecek. Kurum/kuruluş lar bu işleri hizmet olarak alacak, kendi bünyelerinde çözüm geliştirmek zorunda kalmayacaklar.

, , , ,

1 Comment