Archive for December, 2010

Veri Depolama

  1. Veri depolama konusunda yaşanan yeni gelişmeler nelerdir, bu alandaki eğilimleri paylaşır mısınız?

Son 10 yılda yaşanan veri patlaması neticesinde, günümüzde veri depolama artık başlı başına ele alınması gereken bi konudur. Depolanan verinin ne kadar kritik olduğuna bağlı olarak kullanıcak olan teknoloji ve ürünler de farklılık göstermektedir. Ancak genel olarak bakıldığında iş sürekliliği, erişilebilirlik öncelikli olmak üzere; performans, maliyet temelde ele alınacak olan konulardır. Sadece veriyi depolamak değil, sonrasında verinin sağlıklı bir şekilde erişilebilir olmasını sağlamak bir diğer önemli konudur. Depolama için seçilecek olan, ürün/ürünler in hangi teknolojileri destekleyeceği, sonrasında yapının nasıl çalışacağını, yönetileceğini, yedekleneceğini, geri dönme işlemlerinin nasıl yapılacağını belirleyeceğinden kritik bir karardır.

Günümüzde seçilecek olan ürün/ürünler in teknoloji olarak esnek olabilmesi son yıllarda depolama ürünlerinin en önemli özelliğidir. Aynı cihaz üzerinde farklı türde disklerin kullanılabilmesi, farklı iletişim protokollerinin desteklenmesi, veri yönetimi ile alakalı desteklenen teknolojiler, hatta depolanan verinin uygulama seviyesinde entegre edilebilir olması en önemli konulardan bazılarıdır.

  1. Şirketler daha çok hangi depolama ürün ve çözümlerini seçiyor ve kullanıyorlar? Şirket ölçeği bazında değerlendirebilir misiniz?

Şirketler genel olarak, depolama ürünlerini seçerken; özellikle iş sürekliliğini arttıran, kolay uygulanıp-yönetilebilen, ölçeklenebilen ve destek konusunda problem yaşamayacakları ürünleri tercih ediyorlar. Küçük ve Orta ölçekli firmalar; iş sürekliliği, maliyet ve kolay uygulanıp-yönetilebilme, destek konularına ağırlık verirken, Büyük ölçekli firmalarda ise; İş sürekliliği, performans, entegrasyon, ölçeklenebilirlik, destek ve felaketten kurtarma konuları öncelikli geliyor.

  1. Depolanan verinin artması şirketleri hangi önlemleri almaya yönlendiriyor?

Şirketler depolayacakları verilerin miktarının hızla büyümesine ayak uydurabilmek için, yeni alacakları depolama ve yedekleme ürünlerinde depolamanacak olan verinin daha az yer tutmasını sağlayacak sıkıştırma ve tekilleştirme gibi teknolojileri tercih ediyorlar. Ayrıca firmalar verilerini kategorize ederek, bir yada birden çok cihaz üzerinde verilerini farklı teknolojiler kullanan yapılarda barındırarak optimizasyon sağlamaya çalışıyorlar. Örneğin; İş kritik verileri için FC ve SCSI diskler tercih ederken; Dosya paylaşımı, arşiv, yedekleme gibi verileri için SATA diskler tercih ediyorlar. FC-SCSI diskler iş sürekliliği, erişilebilirlik, performans üstünlüğü sağlarken; SATA diskler maliyet ve kapasite üstünlüğü sağlıyor.

  1. Günümüzden 10 yıl öncesiyle karşılaştıracak olursak günümüzde depolanan verinin miktarı önemli oranda arttı. Sizce bu artış nereye kadar devam edecek, bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

Verinin büyümesi devam edecek, entegrasyon ve otomasyon arttığı müddetçe veri büyümesinin devam edeceğini biliyoruz. Firmalar artık verilerinin tamamını aynı kapsam içerisinde değerlendirmekten vazgeçmeli. Veri türüne, tipine, kritikliğine bağlı olarak değerlendirmeli ve uygulanacak çözümler de buna göre olmalıdır. Aksi taktirde performans başta olmak üzere, maliyet ve operasyonel zorluklarla başa çıkmak gerekecek. Bu da firma belirli bir noktaya gelene kadar mümkün.

, ,

1 Comment

Sanallaştırma ve Süper Bilgisayarlar

Sanallaştırma ve  Süper Bilgisayarlar

Sanallaştırma ve ilgili teknolojilerin hızla ilerlediği günümüz teknoloji dünyasına bakış. IT yöneticileri’nin sanallaştırma teknolojilerine bakışı. Ülkemizde gerçekleşen projelerden örnekler, sektörden önemli isimlerden vizyoner görüşler…
Aslında günümüzde artan kapasitelerle hemen hemen tüm bilgisayarlar birer süper bilgisayar. Ancak yine de, erçek anlamda Süper Bilgisayarlar, sanallaştırma süreçlerini nasıl kolaylaştırıyor merak ediyor musunuz?

Günümüz makinelerinin kapasite olarak ulaştıkları noktada, makinenin üstlenebileceği görevler makinenin kapasitesini kabul edilebilir oranda tüketemiyor. Makineden optimum fayda sağlayabilmek için utilizasyonunun %65-%85 arasında olması gerekmektedir. Sanallaştırma teknolojileri ile bir makinenin üzerinde birden çok sanal makine çalıştırarak utilizasyonu %70-%90 arasında tutmak ve ölçeklemek fiziksel yapılara göre çok daha kolay sağlanabiliyor. Fiziksel olarak 75+ ayrı makine üzerinde çalışan bir sistemi 3 tane fiziksel makine üzerinde performans ve iş sürekliliği açısından kayıp yaşamadan çalıştırmak çok önemli bir değer. BimSA olarak Türkiyenin önemli ve büyük kurum/kuruluş unda sanallaştırma projeleri gerçekleştirdik. Bunlardan bazıları; Akbank, Sabancı Holding, BosSA, TemSA, BriSA, KordSA, AkçanSA, İçdaş, Demisaş, Çelebi Holding, Natro gibi. Ülkemizde IT Yöneticileri sanallaştırma teknolojilerini yakından takip ediyor. Bir kez sanallaştırma teknolojileri ile tanışıp, kullanmaya başladıktan sonra kazandıkları; esneklik, hız, yönetim ve operasyon kolaylığı, kaynak ve performans takibi gibi başlıca sayabileceğimiz artılar sebebiyle sonrasında bütün sistemleri (özel durumlar hariç) sanal olarak planlıyorlar. Şu anda hali hazırda şirketlerin günlük kullandığı sunucu makineleri için makisimum konfigurasyon, Intel mimarisinde 8 CPU su, toplamda 64 core u, 2.5 TB memory si olabiliyor. Sanallaştırma ile alakalı sunucu/sunucular ın ne kadar çok kaynağı varsa o kadar kaynağı sanal makinelere paylaştırabiliyorlar. Yani sunucunun kaynak kapasitesi büyüdükçe sanallaştırma maliyeti azalıyor. Dolayısı ile ne kadar çok makineyi sanallaştırırsanız, sanallaştırma o kadar ucuza geliyor.

, , ,

1 Comment

Veri Merkezi Yönetimi ve Altyapı

Türkiye bölgesel bir veri merkezi olabilir mi? Türkiye’nin bu yolda avantaj ve dezavantajları neler?

Türkiye bölgesel bir veri merkezi olabilir, hatta olmalıdır da. Konum olarak başka hiçbir ülkenin sağlamayacağı bir avantaja sahibiz. Türkiyenin bu konudaki en büyük avantajı; genç bir nufusa sahip olması, bu genç nufusun yeni teknolojilere ve gelişmelere açık olması, çabuk adaptasyon sağlaması başta sayabileceğimiz en büyük artılar. Türkiye nin bilişim altyapısının hali hazırda yapılanma içerisinde olması diğer avantajlarımız. Özel şirketlerin de yeni kanunlar ile altyapı yapabilir hale gelmiş olması çok önemli.Veri merkezi olmak Türkiye de genç nufusa iş imkanı sağlayabilmesi açısından da önemli. Elimizdeki genç nufus gücünü “Bölgesel Veri Merkezi” olarak kullanmamız çok önemli bir konu. Dezavantajlarımız ise; özellikle internet altyapısı konusunda yeteri kadar hızlı bir ilerlemenin yaşanamaması.Bilişim ile ilgili yasal düzenlemelerin yeteri kadar hızlı ilerleyememesi. Devletin, “Internet” konusunda yeteri kadar ciddi ve uzun süreli bir politikasının olmaması. E-devlet projelerinin hala hayata geçirilememiş, bitirilememiş olması. Bölgesel Veri Merkezi olabilmek için Türkiye nin bu konulara daha fazla ağırlık vermesi gerekiyor.Bölgesel Veri Merkezi olmak Türkiye nin diğer ülkeler içinde önemini artırması anlamına geliyor.

Veri merkezi çözümlerindeki son gelişmeler nelerdir?

Veri merkezleri ile ilgili son 5 yılda daha önceki 20 yılda olmadığı kadar çok gelişme yaşandı. İş sürekliliği, İşgücü verimliliği, Enerji verimliliği konularında yeni çözümler,  teknolojiler bulundu, geliştirildi, uygulanıyor ve geliştirilmeye devam ediyor.. Veri merkezleri için özellikle “İş sürekliliği” ve “Enerji verimliliği” konuları çok kritik önem taşımakta. Kurumların/Şirketlerin her yerden verilerine ve uygulamalarına güvenli bir şekilde erişebiliyor olmasının önemi çok büyük. Veri merkezleri bu noktada ön plana çıkıyor. Bu verilerin, uygulamaların nerede barındırılacağı, nasıl korunacağı, nasıl yönetileceği ve nasıl bütünlüğü bozulmadan erişilebilir halde tutulacağı konularını “Veri Merkezleri” başlığı altında cevaplıyoruz. Bütün bu işler/işlemler in mümkün olan en az enerji ile yapılması da bir diğer önemli husus.

Veri merkezi altyapılarında ve teknolojilerinde son gelişmeler, belirleyici eğilimler nelerdir?

Veri merkezi altyapılarında; konsolidasyon, operasyonel kolaylık ve standardizasyon, esneklik, kaynak kullanımının arttırılması, az enerji tüketimi, sahip olma maliyetleri ve harcamaların düşürülmesi  konuları beliryici unsurlar olarak karşımıza çıkmakta. Teknolojik olarak; Veri Merkezi Anahtarlama, Depolama Ağları, Uygulama Ağı, Veri Merkezi Güvenliği, Sunucu ve Masaüstü Sanallaştırma,Uygulama Sanallaştırma, Erişilebilirlik, Felaketten Kurtarma konuları en son gelen gelişmelerdir. Veri Merkezleri nin bu konularda belirlenmiş olan bilişim standartlarını sağlaması ayrıca bu konularda hizmetler vermesi gerekmekte.

Veri merkezleri sektörünün geleceği ile ilgili öngörüler nedir?

Veri Merkezleri sektörü önümüzdeki yıllarda da sıkça adını duyacağımız ve gittikçe yaygınlaşacak olan bir sektör. Ülkemizde ise daha yolun başındayız.Türkiye de genel olarak her kurum ve kuruluş kendi imkanları ile kendi sistemlerini, verilerini ve uygulamalarını kendi sistem odalarında barındırıyor. Ancak bu durumda her firma kendi ölçeğinde çözümler/teknolojiler kullanabiliyor. Ancak “Veri Merkezleri” bu çözümleri/teknolojileri hizmet olarak kurum/kuruluş lara 7 gün 24 saat boyunca sağlayabiliyor olacak. Sistem, Servis yada Uygulama bazında erişim anlaşmaları (OLA- Operational Level Agreement, SLA- Service Level Agreement )ile kurum/kuruluş ların kendi sistemlerini, verilerini, uygulamarını barındıracak, kiralayabilecek. Kurum/kuruluş lar bu işleri hizmet olarak alacak, kendi bünyelerinde çözüm geliştirmek zorunda kalmayacaklar.

, , , ,

1 Comment

Depolama teknolojileri ve trendleri

Depolama teknolojileri ve trendleri,

Bilgi bütün kurumlar için her zaman çok önemlidir. Bu bilgilerin nerede, nasıl tutulduğu, güvenilir olup olmadığı, bilgiye erişimin hızı, boyutu sürekli artan bilgilerin yönetimi, bilgilerin her zaman erişilebilir olması konuları kurumların depolama ile ilgili ihtiyaçlarını belirliyor. Günümüzde, kurumlar için verilerinin değeri sürekli olarak artmakta, bu verilerin her zaman erişilebilir olması gerekmekte; dolayısı ile daha hızlı, daha güvenilir, kolayca yedeklenebilen, ölçeklenebilen ve maliyet olarak da efektif çözümlere ihtiyaç duyuldu.

Buradaki en kritik konulardan bir tanesi toplama depolama ihtiyacını ön görebilmek ve teknolojik ihtiyaca göre doğru ürünü seçip, ölçeklemek. Son yıllarda depolama sistemleri konusunda “Unified Storage Systems- UDS” yani “Tümleşik Depolama Sistem” leri özellikle çok önemli bir yer tutmakta, teknolojik olarak da, maliyet olarak da tek bir ürün alarak, depolama ihtiyaçlarının tamamına cevap verebiliyor olmak mümkün. Tek bir UDS ürünü ile; birden çok protokol ile bağlantı yapabiliyor olmak, “snapshot” teknolojileri ile kesintisiz yedekleme yapabilmek, “thinprovisioning” ile toplam kapasite yerine sadece kullanılan kapasiteyi sistemlere atamak mümkün.

Depolama teknolojileri ile ilgili;

–        ISCSI” yani ethernet kablosu üzerinden depolama alanına erişebiliyor olmak maliyet açısından büyük avantaj sağlıyor.

–        Deduplication” yani kendini tekrar eden verilerin belirlenerek bir kere kaydedilmesi teknolojisi ile depolama kapasitesinin daha efektif kullanılabilmesi mümkün.

–        Thinprovisioning” yani veri alanını sistemlere atarken ihtiyaç duyulan boş kapasite için rezerve alan kullanmayarak toplam depolama alanının daha efektif kullanılabilmesi.

Veri miktarının artması veri yönetimini ön plana çıkardı. Buradaki verilerin önceliklendirilmesi, önem derecelerinin belirlenmesi, birden fazla farklı alana yazılmış verinin konsolde edilmesi sayesinde maliyeti yüksek gibi görünen veri depolama alanlarından maksimum derecede faydalanma imkanları ortaya çıktı.

, , , ,

1 Comment

Cloud Computing

  • Cloud Computing nedir? Teknolojinin başlıca temel özellikleri nelerdir?

“Cloud computing” terimi interneti tarif etmek için bulut (cloud) kelimesinin kullanılmasından geliyor. Basit anlamda bir şirketin bilgisayar ağını temsil eden bir terimdir. Ancak bu terim bu şirketin bilgisayar ağına her yerden (internet üzerinden) erişilebildiği durumda kullanılıyor. Biraz daha açarsak; bir şirketin kullanıcıları, kullandıkları makinelere, yazılımlara, programlara, donanımlara internet üzerinden erişebiliyorsa o şirketin bilgisayar ağına “Private Cloud” (özel bulut) deniyor. Eğer bu bilgisayar ağına herkes erişebiliyorsa yani bilgisayar ağı umumi ise “Public Cloud” (genel bulut) deniyor.
Bu terimler ve bu terimlerin kullanıldığı teknolojilerin genel özelliği; Ağ içerisinde kullanılan her türlü donanımın ve yazılımın uzaktan (internet üzerinden) da kullanılabilmesini mümkün kılmasıdır. “Cloud Computing” kullanıcı internet üzerinden ağ a bir kere eriştiğinde kullanıcının her türlü ihtiyacını, yetki dahilinde karşılıyabilir. Örneğin; kullanıcıların işletim sistemini, bu işletim sisteminin üzerinde çalışan programları, yazıcı ihtiyaçlarını, dosya paylaşımı ihtiyaçlarını, işlemci, hafıza ve disk  ihtiyaçları gibi her türlü ihtiyacını karşılayabilen; şirket kullanıcılarına özel ağlara “özel bulut” (private cloud), internet üzerinden herkesin erişebildiği ağlara “genel ağ” (public cloud) deniyor.

  • Cloud Computing servis alt yapısından ve diğer unsurlarından bahseder misiniz?

“Cloud Computing” sunucu, kullanıcı, program ve altyapı katmanlarından oluşuyor. İçerisinde PaaS (Platform as a service), IaaS (Infrastructure as a service), Saas (Software as a service) gibi farklı kavramlarda var. Burada önemli olan “Cloud (bulut)”un ne/neler için kullanılacağı. Amaç belli yazılım/yazılımları “cloud” haline getirmekse bu durumda bahsedilen yazılımların çalışabilmesi için her katmanda gerekli makineler, işletim sistemleri, programlar barındırılmalı. “Cloud” ile sağlanabilecek en önemli unsurlar; Esneklik, maliyetlerin düşürülmesi, donanım ve mekan zorunluluğundan kurtulma, fazla yüklenme durumunda kaynakların kaydırılabilmesi, ölçeklenebilirlik vb.

  • Cloud Computing yatırımı yapan firmaların bu sistem içerisinde yaşayabilecekleri riskler bulunuyor mu?

Tabi ki, her teknolojinin kendisine ait riskleri vardır. “Cloud Computing” için öncelikle hali hazırdaki yapının uygun hale getirilmesi gerekiyor. Dolayısı ile, başlangıç noktasında ilk yatırım maliyetleri yüksek, orta ve uzun vadede maliyetler düşecektir. Hali hazırda kullanılan donanım ve yazılımların “Cloud” mimarisine ne kadar uyup uymadığı yada entegre edilip edilemeyeceği önemli bir nokta. Performans, büyüme gibi konular aynı şekilde kritik. Son olarak güvenlik de başlı başına bir konu. İnternet üzerinden hizmet verebiliyor olmak güvenlik konusunu çok daha önemli hale getiriyor. Burada bir diğer kritik konu da “Cloud Computing” mimarisinin ve geçişinin düzgün ve doğru olarak planlanabilmesidir. Transformasyonun nasıl planlandığı ve uygulamasının nasıl yapıldığı, yapılırken hali hazırdaki işlerin kesilmemesinin sağlanması gibi, iş için çok kritik konular olduğundan, konu hakkında yeterli bilgisi, uygulaması ve tecrübesi olan firmalar ile çalışılması gereklidir.

, ,

1 Comment

Bilişimde çevreci yaklaşımlar

  1. Bilişim teknolojilerinin çevrenin korunmasına katkısı sizce nedir?

Bence kağıt kullanımının azalarak, dokuman ve belgelerin elektronik ortamda saklanabiliyor olması, BT nin en büyük artısıdır. Ayrıca BT nin can damarı olan elektrik tüketiminden başlayarak, kullanılan madde, materyallerin geri dönüştürülebilir olması çevreyi korumak adına yapılan diğer önemli unsurlardır. Tüketici olarak az elektrik tüketen teknolojileri tercih etmek çevrenin korunması için bizlerin üzerine düşen görevdir. İnsanların teknolojilere ayak uydurabilmesi, (ki ülkemiz bu konuda çok iyi bir durumda) verilerini elektronik ortamda saklayabilmeleri için çok önemli. E-ticaret konusu da bir diğer önemli konu. Firmalar poster, afiş, el-ilanı bastırmak yerine internet üzerinde istedikleri her türlü reklamı ve duyuruyu elektronik ortamda gerçekleştirebiliyor. Ülkemizde internet kullanımının gittikçe arttığını ancak diğer ülkelere göre çok düşük olduğunu unutmamamız ve interneti hayatımıza daha çok sokmamızın önemi burada da ortaya çıkıyor.

  1. Günümüzün en büyük sorunlarından biri de e-Atıklar. Sizce bu konuda neler yapılmalı?

Bu konuda aslında kullanılan/kullanılacak madde ve materyallerin mümkün olduğu kadar geri dönüştürülebilir olması daha az e-atık anlamına geldiğinden bu çok önemli, hatta maliyetleri belli bir seviyeye kadar arttırsa bile kabul/tercih edilmeli. Devletlerin bu konularda üretici firmaları sıkıştırması/zorlaması önemli bir unsur.

  1. Çevre faktörü, kullanıcı eğilimlerini nasıl şekillendiriyor?

Kullanıcılarda çevreye duyarlı olan ürünleri tercih ediyorlar/etmek istiyorlar. Üreticinin bu konuda alternatif ürünlerinin olması önemli bir unsur. Geri dönüşebilen, daha az elektrik tüketen ürünlerin,  muadillerine göre daha çok talep görmesi kullanıcıların da seçimlerini bu yönde yaptıklarını gösteriyor.

  1. Sizce çevreci ürünler için ne gibi teşvikler sağlanmalı?

Bence devletimizin çevrenin korunması adına daha proaktif bir yol izlemesi gerekli. Örneğin; daha az elektrik tüketen ürünlerden, muadillerine göre az daha vergi alarak (aradaki fark çok olmasa bile) tüketim cazibesi oluşturması gerekli. Üretici firma açısından bakarsak az tüketen ürün için Ar-Ge maliyetleri yeteri kadar Ar-Ge yapılmasını engelliyor.

, ,

1 Comment